İçten: 17 bin 500 faili meçhul cinayette Paralel Yapı’nın parmağı var

12

 

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Paralel Yapı’nın hem PKK ve KCK’da etkin olduğunu hem de derin devlette etkin olduğunu belirterek, Paralel Yapı’nın faili meçhullerde parmağı olduğunu bildirdi. İçten, “Her iki katliamda da failler uzun yıllar boyunca bulunamamıştır. Burada da paralel yapının her iki taraftan beslendiğinin kanıtıdır. 17 bin 500 faili meçhulde paralel yapının parmağı vardır. Bu ileride kanıtlarıyla ortaya çıkacaktır. Biz bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.” dedi.

AK Partili İçten, gündemdeki konularla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili yapılan eleştirilere sert tepki gösteren İçten, “Gezi zekalıların yarın kendilerinin de kullanacağı bir yeri tartışmaya açması bu ülkeye ihanettir. Çünkü ben Cumhurbaşkanı kimse onun en prestijli, en güzel yerde oturmasını isterim.” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI, YENİ MEDENİYETİMİZİN İLK VİTRİNİDİR”

CHP’nin ‘biz iktidara geldiğimizde orayı ODTÜ’ye vereceğiz’ açıklamasına tepki gösteren İçten, şu ifadeleri kullandı: “Ey CHP, ODTÜ rektörü atanmış bir kişi, Cumhurbaşkanı ise seçilmiştir. Bu ne demek? Yani sen bu binayı atanmışlara layık görüyorsun, fakat seçilmişlere layık görmüyorsun. Demek ki sen hiçbir zaman iktidara gelemeyeceğini bildiğin için bunu söylüyorsun. Çünkü CHP hiçbir zaman o yere gelemeyecek. Ama bugün orada Sayın Recep Tayyip Erdoğan oturuyor, yarın başka birisi oturacak. Yani Recep Tayyip Erdoğan’ın hususi evi değil burası. Bu Cumhurbaşkanlığı Sarayı yeni medeniyetimizin bir mirasıdır. Yeni medeniyetimizin ilk vitrinidir.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı görenler, Yalova’da 180 ağacın kesilmesini görmediler. 3 ağaç için 120 milyar dolar zarar uğratan gezi zekalılar 180 ağacı görmediler. Yeni medeniyetimizde seçilmişler en önde, atanmışlar ise arkada olacaktır.”

“OSMANLIYI ATASI OLARAK GÖRMEYENLERE SAYGI DUYUYORUZ”

Osmanlıca tartışmalarını da yersiz ve boş bulduğunu aktaran İçten, “Osmanlıyı atası olarak kabul edenler, Osmanlıcayı konuşurlar. Osmanlıyı atası olarak kabul etmeyen, Marksistleri atası olarak kabul edenler konuşmayabilir ama benim onlara saygı duyduğum gibi onlarda Osmanlıcayı konuşmak isteyenlere saygı duymak durumundadır. Dünyada hangi millet vardır ki, medeniyetinin üzerine inşa edildiği yazıyı okuyamaz? Var mı böyle bir millet? Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz? Dünyada hangi millet vardır ki, iftihar ettiği şairleri, yazarları, münevverleri, alimleri ilk kaynağından öğrenemez? Unutmayın eski yazı yoktur eskimeyen yazı vardır. Onun için dilin öğrenilmesinde ve öğretilmesinde korkulacak bir şey yoktur.” şeklinde konuştu.

“PARALEL YAPI – PKK İTTİFAKI YENİ DEĞİL”

Paralel Yapı’nın PKK ile ittifak içerisinde olduğunu örnekleriyle anlatan İçten, Paralel Yapı’nın yıllarca tavşan kaç tazı tut mantığıyla çalıştığını kaydetti. İçten, şu örneği verdi: “PKK’nın ve KCK’nın üzerinde etkinliğini kullanarak KCK’dan yargılanan insanların Türkçe savunma değil, Kürtçe savunma talep etmelerini istemiştir. Aynı paralel yapı dönüp yargı içerisindeki haşhaşilerle birlikte Kürtçe savunmayı ret etmiştir. Yani bir taraftan diyor ki; ‘git Kürtçe savunma ver’ diğer taraftan da mahkemeye diyor ki; ‘Kürtçe savunmayı kabul etme’. Oysa 60 yıl önce benim dedemin mahkemede zazaca ifadesi kabul ediliyordu. Ama AK Parti iktidarında, bu kadar demokratik adımlar atmamıza rağmen Kürtçe savunma hakimler ve savcılar tarafından ret edilmiştir.”

Faili meçhul cinayetlere değinen İçten, derin devletin kendi insanını katlettiği gibi aynı zamanda PKK’nın da kendi insanını katlettiğini belirterek, “Her iki katliamda da failler uzun yıllar boyunca bulunamamıştır. Burada da paralel yapının her iki taraftan beslendiğinin kanıtıdır. 17 bin 500 faili meçhulde paralel yapının parmağı vardır. Bu ileride kanıtlarıyla ortaya çıkacaktır. Biz bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.” sözlerini dile getirdi.

“PKK, BÖLGEDE KİMSEYE YAŞAM HAKKI TANIMAZKEN F TİPİ YAPILANMAYI DESTEKLEDİ”

İçten, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir de ne hikmetse PKK yıllarca kendisi gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı tanımazken, paralel yapı denen F tipi yapılanmayı desteklemiştir. PKK yıllarca birçok dini yapılanmalarla savaşırken, yüzlerce, binlerce insanın ölümüne sebep olurken, Hüdapar ve AK Parti ile karşı karşıya iken, ne hikmetse F Tipi örgütün hiçbir imamına ve yapılanmasına karşı çıkmamıştır.Bunu da F tipinin bölgedeki faaliyetlerine bakarak somutlaştırabilirsiniz. Dershane çalışmaları ortada, Türkçe olimpiyatları ortada… Bu faaliyetleri yapıyorsun ve sana hiç kimse bir şey demiyor. Ama diğer taraftan Hüdaparlı ve AK Partili olana hayat hakkı tanımıyorsun.”

Paralel yapının son dönemde dikkat edin HDP’li siyasilerle ciddi anlamda el ele ve kol kolala olduğuna dikkat çeken İçten, Paralel Yapı’nın yayın organlarına bakIldığında ittifakın açık ve net bir şekilde görüleceğinin altını çizdi. Bunun geçmişte de çok farklı olmadığını bildiren İçten, “Geçmişte dikkat edin kullandıkları dil farklı gibi gözükse de HDP’li birçok isim çocuğunu paralel yapının okullarına göndermiştir. Şimdi soruyorum; bu nasıl oluyor? Çözüm sürecine karşı çıkan bu yapı, ülke bölünüyor çığırtkanlığı yapan bu paraleller nasıl oluyor da masanın diğer tarafındakilerle ittifak içerisinde olabiliyor? Çünkü dediğimiz gibi hem PKK’nın içerisinde hem de devletin derinlerinde paralel yapı mevcuttur. Çözüm sürecini provoke etmek için hala ellerinden geleni yapıyorlar. Devletin içerisinde bulunan kolları güvenlik zafiyeti oluşsun diye gözlerini ve kulaklarını kapatıyorlar. Bugün çıkan güvenlik paketinin altında aslında paralel yapı vardır. Çünkü bu zafiyeti oluşturan kendileridir. Ama bugün bu pakete karşı çıkan da PKK ve HDP ile birlikte yine paralel yapıdır.” ifadelerini kullandı.

KÜRTLERİN SORUNU: PKK, KCK VE HDP

İçten, Çözüm Süreci ile ilgili olarak sözlerine şöyle son verdi: “Bir Kürt olarak söylüyorum ki; Kürt sorunu AK Parti ile birlikte bitmiştir. Çünkü PKK’nın elindeki malzemeler bitmiştir. Köy yakmalar, faili meçhuller bitmiş, Kürtlerin kültürel, sosyal ve ekonomik haklarının kullanılmaması gibi sebepler ortadan kalkmıştır. Artık bunları hiç kimse konuşamaz, sadece anadil mevzusu vardır, o da anayasa değişikliği gerektirmektedir. Dolayısıyla şuanda en radikal Kürtler bile Kürt sorunu vardır diyemez. Bugün Türkiye’de bir Türk’ün, bir Arap’ın, bir Çerkez’in, bir Pomağın ne kadar sorunu varsa Kürtlerin de o kadar sorunu vardır. Ama Kürtlerin ciddi bir sorunu var. O da PKK, KCK ve HDP sorunu vardır. Önceden derin devlet yol keser, zulmeder, ötekileştirirdi, şimdi bütün bunlar PKK tarafından yapılmaktadır.”

Pin It

Comments are closed.