AK Parti’li İçten: Eğer yol kesmekse PKK 10 yıl önce de yol kesiyordu

kayseri2

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, çözüm süreci ile gelişen değişime dikkat çekerek, “Eğer yol kesmekse PKK 10 yıl öncede yol kesiyordu. Hala da yol kesmeye devam ediyor. Ama bir şey değişti. PKK artık yol keserken Kürtleri öldürmüyor. Şimdi PKK adam kaçırırken adam öldürmüyor. Demek ki bir değişiklik var. Bu bir adımdır, bunu görmek lazım. Bu adam kaçırmasına elbette göz yummayacağız.” dedi.

Kayseri Küçük Millet Meclisi’nin konuğu olan İçten, burada yerel basına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Diyarbakır medeniyetler şehridir’ diye sözlerine başlayan İçten, Diyarbakır binlerce yıl boyunca medeniyetlerin başkentliğini yaptığını hatırlatarak, “Yürüdüğünüz her yerde tarihin bütün kalıntılarını bulabiliyorsunuz. Hal böyle olunca sevginin, barışın, kardeşliğin ortak bir dille, Cumhuriyet tarihine kadar kabul gören bir yerdir. Aslında hala bu iş böyle. Ama şu algı oluştu; sanki Diyarbakır, Şırnak, Batman kısacası bölgenin 17 tane ili bir partinin hegemonyasın da ve sanki Diyarbakır’da sadece Kürtler yaşıyor. Oysa bölgede yüzyıllardır orada yaşayan Türkmenler, Araplar, Süryaniler ve Ermeniler var ve hala onları biz Diyarbakır’da barındırıyoruz. Dolayısıyla 17 tane ilde siyasi olarak sonuca baktığınızda AK Parti’nin almış olduğu oy yüzde 65. bunu şunun için söylüyorum; bana göre yüzde 1 oy olsa da kıymetlidir, bunu ayırtmamak gerekir. Ama birileri Diyarbakırlılar adına sanki tamamen onları temsil ediyor gibi binansa ettiği için bunu söylüyorum.” diye konuştu.

“İLK KEZ KÜRT ANNELER EYLEM YAPIP PKK’DAN ÇOCUKLARINI İSTEDİ”

İçten, AK Parti, Diyarbakır ve bölgesinde 30 yıldır akan kanın çözülmesi konusunda ciddi bir duruş sergilediğine dikkat çekerek, ” İlk defa bu 2 yıllık süreç içerisinde anneler dağa çıkan çocuklarını PKK’dan istediler ve eylem yaptılar. Buradan Diyarbakır’da HDP’nin ve PKK’nın dışında ciddi bir ideolojik yapılanmanın olduğu sonucu çıkıyor. Diyarbakır ve o bölgenin halkı muhafazakârdır. Hukuka inananlar ve gerçekten muhafazakâr olanlar şiddete ve gözyaşına meyil vermezler. O tür oluşumların içerisinde de olmazlar. Ama kıran ve dökenin Dünya’nın her yerinde olduğu gibi sesi her zaman daha fazla çıkar. Algı o yönde oluşur. Diyarbakır’da 3 bin 800 tane tane tarihi eser var. Dünya’da 27 bin şehit sahabenin bir arada yattığı, üzerinde mezar taşı yazılı olan tek bir yer var, orada Diyarbakır’dır. Dolayısıyla algıyı yönetme konusunda medyaya ihtiyacımız var. Kayseri’deki kardeşlerimize ihtiyacımız var. Biz aynı türküleri, aynı duaları, aynı ibadetleri ve aynı bakış açıları olan insanlarız. Ama şu oluştu; Acılarımız var. Bu acılarla Ak Parti Hükümeti bölge insanıyla yüzleşti ve yeni bir sayfa açıldı artık. Bu yeni sayfada birliğin,  beraberliğin, kardeşliğin, aynı bayrağın, aynı vatanın ve aynı değerlerle ülkemize ve vatandaşa bakabileceğimiz yeni bir yola giriyoruz. Diyarbakır’dan baktığımda Türkiye’yi ben böyle görüyorum” ifadelerini kullandı.

 “KÜRTLER, DEVLETİN KİRLİ YÜZÜ İLE YÜZLEŞTİ, ŞİMDİ PKK’NIN KİRLİ YÜZÜ İLE YÜZLEŞİYORLAR”

Çözüm sürecine de değinen İçten, “barışı ve kardeşliği istemeyen Türkiye’nin batısında da doğusunda da, Kürt’ün de Türk’ün de içinde bir kesim var” sözlerini kullanarak, şunları kaydetti: ” Bunlar her zaman bardağın boş tarafına bakarlar. PKK 30 yıldır bölgede var ve adam kaçırıyor. 30 yıldır PKK adam öldürüyor, Kürtlere zulmediyor. Hem de bunu Kürtlerin hakkını savunduğunu iddia ederek yapıyor. Eğer çözüm süreci ile birlikte yeni, hiç alışık olmadığımız yol kesmeler, adam kaçırmalar, mahkemeler kurmalar, bunlar oluşmuş olsaydı ben birine şu hakkı verirdim; Bu ne biçim çözüm süreci, hala bunlar devam ediyor, derdim.

Bardağın dolu tarafını görmeyip boş tarafına bakanlar bir soru soracağım; Ben 1 günde 100 tane asker cenazesinin ülkeme getirildiğini biliyorum. Şu an Elhamdülillah ne asker ne polis şehitlerimiz geliyor mu? Bunu söylememdeki neden en önemli şeyin insan yaşamı olduğuna inanmamdır. Eğer yol kesmekse PKK 10 yıl öncede yol kesiyordu. Hala da yol kesmeye devam ediyor. Ama bir şey değişti. PKK artık yol keserken Kürtleri öldürmüyor. Şimdi PKK adam kaçırırken adam öldürmüyor. Demek ki bir değişiklik var. Bu bir adımdır, bunu görmek lazım. Bu adam kaçırmasına elbette göz yummayacağız. PKK Kürtlerin hakkını savunduğunu iddia ederek onları kaçırıp onlara işkence yapıyor. Bu baskı ve ötekileştirmeyle yüzleşenler Kürtlerin kendisi. Dolayısıyla bundan en çok rahatsızlık duyanların Kürtlerin olması gerekiyor. Zaten de oldular”.

“10 YIL ÖNCE PKK’YA KİMSE DİRENİŞ GÖSTEREMEZDİ”

Sözlerinin devamında İçten, 5 yıl önce Kürtlerin çoğunluğu Devleti PKK’ ya şikayet ettiğini hatırlatarak, “Çözüm süreci ile birlikte Kürtler PKK’yı, KCK’yı ve HDP’yi yapmış oldukları zulüm, ötekileştirme ve şiddetten dolayı Devlet’e şikayet ediyor. Niçin; Ey Kürtler devlet faili meçhul cinayetler işliyor. Bunları PKK söylüyordu. Evet işliyordu. Ben bir AK Parti Milletvekili olarak söylüyorum; Benim köyüm devlet tarafından 5 kere yakıldı ve içinde işler varken bunlar oldu. Biz bunlarla yüzleştik. Eskiden Kürtler Devleti PKK’ya şikayet ediyordu. Şimdi bu çözüm süreci ile birlikte Kürtler PKK’yı, KCK’yı ve HDP’yi yapmış oldukları zulüm, ötekileştirme ve şiddetten dolayı Devlet’e şikayet ediyor. Yani bu şu demek oluyor; ”Ben Devlet’ime güveniyorum, Devlet’im artık bir anne, bir baba ve Devlet bana kucak açtı. Eski Devlet, eski Türkiye gitti. Yeni Devlet, yeni Türkiye kucaklayan, ötekileştirmeyen ve beni anlayan, hukukun yanında olanlara sahip çıkan bir olguya sahip oldu.” Bundan dolayı Kürtleri savunduğunu iddia eden, eline silah alan, terör işleyen, Kürtleri katledenleri devlete şikayet etmeye başladılar. Bu önemli bir süreç ve bunun görünmesi lazım.

Anneler 30 yıldır PKK’nın varlığının orada olmasına rağmen, güvenlik politikalarıyla Kürt anneleri Diyarbakır meydanlarında eylem yaptı. Bundan 10 yıl önce PKK’ya kimse direniş gösteremezdi. Çünkü bunun bedeli ölümdü. Aileleri yok ettiler. Binlerce aileyi katlettiler. Biz bunları yaşadık. Ama biz bunlarla yüzleştik. Geçmişte Devlet’in gizli yüzü ile yüzleştik. Şimdi PKK’nın kirli yüzü ile yüzleşiyoruz. Dolayısıyla şu aldı oluşmalı; Eğer PKK hala yol kesiyorsa, PKK 30 yıldır yol kesiyor. Yani AK Parti İktidarında olan bir şey değil. Hele ki çözüm sürecinde yol kesmeye devam ediyorsa demek ki PKK’nın içerisinde paralel yapılar, Marksist olan bir yapı çözüm sürecinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasından rahatsızlık duyuyor. Bu çözüm sürecini provoke etmek için yapmış olduğu bazı terör eylemlerine devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Pin It

Comments are closed.