CUMA İÇTEN: BİRİLERİ ÇÖZÜMSÜZLÜK ÜZERİNDEN RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYOR

HYD_2919
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, bir haber portalına verdiği röportajdaki açıklamalarıyla dikkatleri üzerine çekti. Çözüm Süreci’nden, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar açıklamalarda bulunan İçten, özellikle Çözüm Süreci’nde birilerinin çözümsüzlük üzerinden rant elde etmeye çalıştığına vurgu yaptı. İçten,

BU İŞ YÜRÜYECEK

“Çözüm Süreci’ni istemeyenler provokasyon yaptılar ama tüm bunlara rağmen ilk defa devlet eski devlet anlayışını bir kenara koydu sebat gösterdi, devlet tahammül ediyor. Aslında hükümet de tahammül ediyor. Çünkü amacımız şuydu: vatandaş doğusuyla batısıyla artık kan akmamasıyla birlikte değişiklikleri gördü. Sınıf, statü, kültürel, sosyal, pratikleşme, normalleşme… Bunu hissetti ve bundan memnun oldu. Dolayısıyla bu provoke etmeye çalışanlarla bu işi çözmeye çalışanlar her halükarda 16 ay önce gitti ve geldiğimiz nokta itibariyle de bu iş yürüyecek. Çünkü vatandaş, Türk’ü de Kürt’ü de bunu istiyor.” Diyen Cuma İçten, provokasyon yapanlarla ilgili de

PROVOKASYON YAPANLAR MASADAN KALKMIŞ OLUYOR

“Bakın, biz çözüm isteyenlerle istemeyenleri ayıracağız. Bunu istemeyenlerin yapmış olduğu hukuksuz ne varsa devlet artık tahammülde bulunmayabilir. Bu da doğaldır. Siz yol keseceksiniz, siz insanların dükkanını taşlamaya devam edeceksiniz, bir başkasının hukukuna tecavüz edeceksiniz, e devlet artık buna müsaade etmez. Dolayısıyla bu provokasyon yapanlar masadan kalkmış oluyor. Yeni yol haritasında bu problemli kesimleri ayıklamak vardır. Bunlar ayıklanırken elbette hukukun içinde kalarak ayıklanacaktır.” diyerek sözlerini sürdüren Cuma İçten,

ÜLKEYİ PARÇALAYARAK, BÖLEREK KÜRDİSTAN İSTİYORUM DİYENİ REDDEDİYORUM

“Kürtlerin yaşadığı en büyük şehir İstanbul’dur. Eyalet, özerklik ve bunun gibi tezler birliğimizi ve beraberliğimizi bozan bir faktördür. Ben seyahat özgürlüğüne sahip olmak istiyorum ve 81 ilde hak talep eden bir Kürdüm. Bu 81 ilin sahibiyim ben. Birileri ülkeyi sadece Diyarbakır’dan, Bingöl’den, Mardin’den ibaret görebilir. Kürtleri de oralara sığdırmış olabilir. Ama ben Kürtlerin ve Türklerin beraber yaşadığı tek bir ülkeden bahsediyorum, tek bir bayraktan bahsediyorum. Bu da bizi bir araya getiren temel unsurdur. Ama bunu yaparken şunu da istiyorum: bir Türkün, bu ülkede ne kadar hakkı ve hukuku varsa bir Kürdün de aynı hakka ve hukuka sahip olması görüşündeyim.

Bunun mücadelesini de 12 yıldır Ak Parti zaten veriyor, ve biz bu mücadeleyi verirken birileri bizi hep düşman ilan edip bu ülkeyi böleceğimizden bahsetti, ama hiçbir adımımızda bu ülke bölünmedi. Birilerinin anadilde öğrenim sahibi olması, televizyonlarda Kürtçe’nin konuşulması, büyük şehir yasasıyla büyük şehirlerinin güçlendirilmesi bu ülkeyi bölmedi. Dolayısıyla ülkenin batısının da aslında rahat olması lazım.

Demokratik hak ve hukuk çerçevesinde elbette ki herkes istediği fikrini dile getirebilir, söyleyebilir. Bu onun özgürlüğüdür. Bunu söyleyeni de özgür görmek gerekir, ama benim öyle bir talebim yok, ben bu ülkeden toprak alarak, bu ülkeyi bölerek, öteleyerek ve ayrıştırarak öne çıkan, dillendirilen bir “Kürdistan” fikrini reddediyorum.

Biz devletin birliğinden, parçalanmamasından yanayız. Bu noktada şunu çok iyi bilmek gerekir ki Kürtler, PKK’dan, BDP’den ve KCK’dan ibaret değillerdir. Kürtler, ellerinde Molotof kokteyl atan sokağa dökülen insanlar değillerdir. Bizler haktan, hukuktan, demokrasiden, barıştan, birlik ve beraberlikten yanayız. Bu anlamda PKK’nın Kürtler üzerindeki taleplerini konuşmak işi çözen değil ayrıştıran nedenlerdir. Ve bunu alıp da tüm Kürtlere yaymak da hakkaniyetli değildir.” diyen Cuma İçten, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili de

BU ÜLKENİN BAŞBAKANIMIZ ERDOĞAN’A İHTİYACI VARDIR

“Sayın başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ülkemizin ihtiyacı vardır. Çünkü bu ülkede medeniyetler kurulduğundan beri ilk defa seçimle gelecek bir Cumhurbaşkanımız olacağı için kesinlikle başbakanımızın cumhurbaşkanı olması gerektiğini düşünüyorum ve destekliyorum. Kendisi bu ülke için 12 yıldır ciddi anlamda efor sarf etmiştir. Türkiye’nin demokratikleşmesi anlamında çok büyük adımlar atmıştır. Burası da en üsttür, devletin başıdır. Orada da ona ihtiyaç vardır çünkü o gücün de getireceği özgürlükler ve normalleştirme adımları atılacaktır.” dedi.

Pin It

Comments are closed.