Cuma İçten: \”Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz!\”

 

\"\"

Cuma İçten: "Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz!"

Cuma, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günlerini mutlaka Diyarbakır’ın ilçelerine giderek değerlendiren Ak Parti Diyarbakır milletvekili Cuma İçten, dün de çınar’daydı. çınar’da aylık olarak yapılan Danışma meclis toplantılarına katılım adeta çığ gibi büyüyor. Mahalle başkanları, köy temsilcileri, ilçe kadın kolları, asil üyeler, gençlik kolları, belediye meclis üyeleri, il meclis üyeleri ve teşkilat yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen İçten, artık bu toplantıların salonlara sığmamasından ve her geçen gün katılımcı sayısının artmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi. “Gittiğimiz her yerde vatandaşlarımız başta olmak üzere herkesi can kulağıyla dinliyor; önerileri, temennileri veya şikayetleri not edip gereğini yerine getiriyoruz. Halkımızın büyük ilgi ve teveccüh gösterdiği ve %90 oranında bir katılımla gerçekleştirilen bu toplantılarımız artık salonlara sığmıyor. Biz de büyük bir keyifle mahalle, sokak toplantıları yapıyor, vatandaşlarımız, esnafımız, gençlerimiz, çocuklarımız ve yaşlılarımızla her fırsatta birlikte ve iç içe olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.

Seçimden seçime değil gönülden gönüle ziyarettir esas olan

Cuma İçten, çınar’da İlçe başkanı Fesih Delil’le birlikte çınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Tapu Kadastro Müdürlüğü, çınar’da bulunan hastaneyi, Nüfus İlçe Müdürlüğü ve Emniyet Amirliğini ve son olarak da çınar Şoförler Cemiyetini ziyaret etti. İçten: “çınar’da gördüğümüz yoğun katılım ve halkımızın ilgisi çok memnuniyet verici. Milletvekili olarak seçildiğimden beri çınar’ı 5. ziyaretim. Bu yoğun ilgi ve sevgi de zaten sadece seçimden seçime değil, her fırsatta halkımızla kucaklaşmanın, onlarla bir araya gelmenin bir sonucu. çınar’ımıza yaptığımız yatırımlar, okullar ve daha birçok şey zaten ortada. Ve bu yatırımlar daha da büyüyerek devam edecektir.” dedi.

Bir davadır bir sevdadır AK Parti

Danışma meclisinde yaptığı konuşmada Ak Partinin bir dava, bir sevda olduğuna değinen İçten, “Bu sevdanın, halkımız, ülkemiz için çalışmanın en büyük örneği sayın başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bakınız, eğer bir lider bir günde dört ülke geziyorsa, ülkemizin başta çözüm süreci olmak üzere hangi konuda olursa olsun sesiyle, bedeni ve fikirleriyle can siperhane bir şekilde tüm varlığını ortaya koyuyorsa, büyük riskler alarak devrimsel adımlar atıyorsa bu bir sevda, bu bir dava değil de nedir? Hatırlarsanız bundan 2 yıl önce sabahın bir buçuğunda korumaları dahil kimseye haber etmeden arabasını alıp eşi Emine hanımefendiyle birlikte Ankara’da barakadan bozma bir evi ziyaret etmiş ve o vatandaşlarımızla birlikte sahur yapmıştı. Hem sorunlarını dinlemiş hem de yardımcı olmuştu. Bir lider neden bunu yapar? Cevap çok basit. Halkını sevdiği, halkına inandığı ve halkını düşündüğü için elbette. Zaten ülkemizin 10,5 yılda nereden nereye geldiğine bakarsanız ne dediğimi çok daha net göreceksiniz. O yüzden Adnan Menderes’i asan, Turgut özal’ı öldüren zihniyet her ne kadar güzel ülkemizi 40-‘lı, 50’li yıllara geri döndürmek istese de çözüm sürecini baltalama, barış ve kardeşlik iklimini bozmak istese de buna gücü yetmeyecektir. Size bahsettiğim bu sevda yüzünden milletimiz bunlara asla ne prim ne de izin verecektir.” dedi. Gündeme ilişkin konulara da değinen Cuma İçten sözlerine şöyle devam etti.

Sözde yaz kamplarıyla küçük çocukların beyni yıkanıyor

“Biz dindar, inançlı ve muhafazakar ve demokrat bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Birileri bundan rahatsız olsa da halkımızın çok büyük bir bölümü, ülkemizin neredeyse her coğrafyasında doğu-batı, kuzey-güney demeden bu konuda bize destek veriyor. Bu noktada özellikle bazı yerel yönetimlerin sözde yaz kamplarıyla küçücük çocuklarımızı alıp beyinlerini yıkamak suretiyle insani ve ahlaki değerlerden uzak bir eğitime tabii tutmaları da son derece üzücü ve düşündürücüdür. İşte bu yüzden insani ve ahlaki değerleri yüksek olan bir gençliktir bizim hedefimiz. Ve başlattığımız özgürlük mücadelesinin de temelini bu oluşturmaktadır. Yani Halid Bin Velid’in, Selahaddin Eyyubi’nin değerlerinde, merhametinde ve ahlakında bir nesil yetiştirmektir bizim derdimiz, hedefimiz ve sevdamız.” diyen İçten, sözlerini şöyle sürdürdü.

Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz

“Diyarbakır Sur İlçe Belediyesinin sınırları içinde bulunan Hz. Süleyman Camii başta olmak üzere o kadar tarihi ve ilgiye muhtaç camimiz dururken bir kiliseye kalkıp 1 milyon liralık yardım yapmasını anlamakta güçlük çekiyorum. Süleyman camimizin durumu ortadadır. Gerek çevre düzenlemesi gerek diğer bakımdan ilgi beklerken bunu yok sayıp ayrımcı bir tavır içine girmeleri doğru değil. Bildiğiniz üzere yüce dinimizin temelini sevgi, hoşgörü ve güzel ahlak oluşturur. Biz Ak Parti olarak iktidarımız süresince dil, ırk, mezhep, inanç ayrımı yapmadığımız gibi her dine hoşgörüyle yaklaşıp eşit mesafede duruyor ve hassasiyetlere saygı gösteriyoruz. Tabii ki de Diyarbakır’ın değerlerinden olan kiliselere bakılacak ama camilerimiz de göz ardı edilip ayrımcılık noktasında durulmayacak. Birileri Diyarbakır’ı Marksist zihniyetle Roma ve Bizans dönemi anlamında bir açık hava müzesi gibi ön plana çıkarmaya çalışıyor. Halkımız ve bizler bu kişileri bu zihniyeti iyi biliyoruz. Ama bizim derdimiz peygamberler ve sahabeler şehri olan Diyarbakır’ı özüne uygun olarak Artuklular’dan, Anadolu Selçukluları’ndan ve Osmanlı’dan miras kaldığı şekliyle muhafaza etmektir. Ama yine de kiliselere sahip çıktıkları için de kendilerini tebrik ederim. Biz peygamberlerimize, evliyalarımıza ve sahabelerimize sahip çıkıyoruz. Birileri hatırlarsanız Halid Bin Velid hakında yalan yanlış açıklamalarda bulunmuş ve bende buna basın toplantısıyla karşılık vermiştim. Ne diyorlardı? Sözde, Halid Bin Velid Yezidiler katletmiş ve ayrıca şeytanın kadının omzunda yuva yaptığı için de bu yuvanın dağılması için de 15 günde bir dövülmesi gerektiği gibi doğru olmayan, saçma sapan açıklamalarda bulunmuşlardı. Yani bu tutumlar güzel dinimiz İslamla ilgisi olmayan, İslamiyette ve Müslümanlıkta yeri olmayan ama sanki İslamiyette varmış gibi gösterilmek istenmişti. Sonuçta biz AK Parti olarak İslamiyete ve onun evrensel değerlerine sahip çıkan, hoşgörülü bir yol izlerken bu zihniyet Hristiyanlık ve antik pagan dinlerinden oluşan bir yolu takip etmekte. Son olarak şunu da ifade etmiş olayım. Hepiniz benim yıllardır PKK’yı ve uzantılarını Marksist zihniyetlerinden ötürü nasıl eleştirdiğimi biliyorsunuz. Bu Marksist, sosyalist ve din tanımayan yapıyı monte etmeye kalktığınızda halktan kopulacağını ve halkın bunu asla kabul etmeyeceğini defalarca paylaşmıştım. Sayın Altan Tan’ın son açıklamalarına bakın. Ne diyor? “Kürt tabanının muhafazakar olduğunu, BDP\’li kadın seçmenlerinin yüzde 78\’inin başörtülü olduğunu ve bu zemine siz katı Marksist, sosyalist yapı monte etmeye kalktığınız vakit çok yakın zamanda kendi halkınızla çatışmaya girersiniz.” demiyor mu? Şimdi bu görüşü savunan birilerinin de gerçeği görüp benimle aynı fikri paylaşması da davamızda ve düşüncelerimizde ne kadar haklı olduğumuzun en açık kanıtı değil de nedir? Bu anlamda biz yolumuza devam edeceğiz.” diyen Cuma İçten, sözlerini noktaladı.

 

Pin It

Comments are closed.