DEMOKRATİK AÇILIMDA ATTIĞIMIZ ADIMLAR

12 Haziran Genel Seçimlerine artık sayılı  günler var. Siyasi parti liderleri meydanlarda pro­jelerini vatandaşa  anlatmaya devam ediyorlar. Onlar projelerini anlata dursun, biz bugün  sizlere bölgemiz için oldukça önem arz eden konuları konuşalım. 2002  öncesi Türkiye’si ile 2002 sonrası Türkiye’si arasında dağlar kadar fark  olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Eğitim­den, sağlığa duble yollardan  köprülere kadar çok sayıda hizmet tek başına iktidar olan Ak Parti  tarafından yapıldı. Hepinizin malumu, bugüne kadar Diyarbakır ve bölge  illerinde bü­yük değişimler yaşandı. Gelin hep birlikte yapılan Kürt  sorunuyla ilgili bazı icraatları sizlerle birlikte değerlendirelim.

İşte Ak Parti’nin bu güne kadar bölgeye ve yöre halkına yönelikyaptığı demokratik açılımlar;

1- 2 Aralık 2002 de OHAL’i tamamen kaldırdı.

Şeyh Sait’ten bu yana yöre halkı OHAL’i  yaşamaktaydı. özel yetkili ve hesap sorulamaz OHAL valisi tarafından  bölge adeta terörün merkezi haline dönüştürülmüştü. Köylerdeki uzman  çavuşlar dahi Genel Kurmay Başkanı statüsünde hareket ediyordu. Sonuç  olarak binlerce faili meçhul cinayet işlenmiş ve sistematik işkence  uygulanmıştı. Köyler boşaltıl­mış, insanlar yaşadıkları topraklardan  koparılarak göçe zorlanmıştı. Bölge kan gölüne dön­müş, insanlar  tarifsiz acılara maruz bırakılmıştı.

Devletin bazı yetkilileri pervasızca  kendilerini devlet ilan ederek, halk üzerinde korkunç ta­hakkümlerde  bulunmuş, her yerde terör estiriyorlardı. İtirafçıların bile dokunulmaz  olduğu bir dönem vardı. OHAL’in bilançosu hem toplumsal, hem bireysel,  hem de ruhsal anlamda epeyce ağır geçmiş, insanlık tarihinde nadir  rastlanan sosyal facialara yol açmıştı. OHAL yasal olarak kaldırılmasına  rağmen, insanların beyinlerinde OHAL’i yaşıyor olması, beyinler­de yer  açtığı toplumsal travmaların ne kadar ağır olduğunu hala gösteriyor. Ak  Parti OHAL’i kaldırarak ve o dönemde suçlara bulaşmış kişilerin  dokunulmazlık zırhlarını delerek, onları yargı önüne çıkarmaya başlaması  aslında toplumumuz için başlı başına büyük bir hadisedir. OHAL’i  kaldırdıktan sonra olağan üstü halin olağanlaşması için Ak Parti olağan  üstü çaba sarf etmiştir, sarf etmeye de devam etmektedir.

2- Kürtçe isim verme önündeki yasal engeller yine Ak Parti ile kaldırıldı. Artık herkes çocu-
ğuna istediği ismi rahatlıkla verebiliyor. (Helin, Rojda, gibi.Jİnsanlar hayata adım atarken
ilk olarak ona isim konur ve o isimle tanınır. Düşünsenize yöre halkı, yıllarca kendilerine bir
türlü bağ da ştı rama d ı klan isimleri koymak zorundaydılar. Artık bölgede yaşayanlar mutlu,
çünkü ana dillerinde hem de resmi kimliklerinde istedikleri isimleri yazma özgürlüğü var.

3- Yerleşim yerlerine Kürtçe isim vermenin önü açıldı.

Yüzyıllarca aynı isimle anılan yerleşim  merkezlerinin ismi bir günde değiştirildi. Yapılan bu yanlışa yeni  çıkarılan yasayla Ak Parti dur dedi.

4-  Kürtçe dil kurslarının açılması için  gerekli yasal düzenlemeler yapıldı. Yıllarca inkâr edi­len ve hor  görülen Kürtçe’nin bu sayede resmi dil olması yolunda ilk adım atılmış  oldu.

5-  Radyo ve televizyonlarda Kürtçe yayın  yapılmasıyla ilgili yasal sınırlandırmalar kaldırıldı. TRT 6 ve Radyo 6  ile 24 saat Kürtçe yayın yapmaya başlandı. Kürtçe kasetlerin yasaklı  oldu­ğu yayının imkânsız olduğu bir dönemden, radyo ve televizyonlarda  Kürtçe yayın serbest bırakıldığı döneme geçtik. üstelik bu geçiş,  devletin resmi kurumu TRT ile başladı. Türkiye ve Kürtler için bu bir  çığırdır.Ak Parti bunu başarmıştır.

6-  Kürtçe tiyatro sahnelenmesi önündeki  engeller de kaldırıldı. Artık her salonda her sah­nede rahatlıkla Kürtçe  oyunları görebiliyoruz. Kültür ve sanat noktasında bu yasayla Kürt  kültürünün ve sanatının gelişimi önündeki en büyük engeller de  kaldırıldı.

7-  Kültür Bakanlığı tarafından önemli Kürtçe eserler Kürtçe basılmaya başlandı. “Mem u Zin” bunun en güzel örneği.

Devletin resmi matbaalarında “Mem u Zin”in  basılması ve Kültür Bakanı tarafından bizzat tanıtılması, yok edilmeye  mahkûm edilen Kürt eserlerinin devlet eliyle sahip çıkılması ya­şanan  güzel gelişmelerden biridir. Böylelikle, Kürtler kendilerine ait  eserleri gelecek nesil­lerine rahatlıkla taşıyabilecekler.

8-  üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı  enstitülerinin kurulmasına izin verilmesi. Ak Parti’nin bu konudaki  samimiyetini gösteriyor. Mardin Artuklu üniversitesi ve Diyarbakır Dicle  üniversitesi’nde Yüksek lisans programlan başlatıldı. Bu çalışmalar,  Kürt dilinin korunması açısından önemli olmasıyla birlikte, Kürt  edebiyatının gelişmesi açısından da sevindiricidir.

9-  Askeri ve polis karakollarındaki  insanlık dışı işkencelere son verildi. İşkenceye sıfır tole­rans  politikası uygulanmaya başlandı.

Kendilerini devletin sahibi gören zihniyet  tarafından bölge halkına yapılan işkenceler önemli ölçüde  durdurulmuştur. İşin bir güzel yanı da işkenceyi yapanlar Ak Parti  dönemin­de mahkûm olmuşlardır.

10- Bölgede şehir içi şehirlerarası  yollarda askeri kontroller kaldırıldı. Köy dolmuşları en az beş kontrol  noktasından geçiyor, olmadık keyfi zorluklarla karşılaşıyorlardı.  Kendilerini dev­letten üstün gören bazı zihniyetler suçları sadece  köyüne gitmek olan onlarca kişiyi gözaltı­na alıp, yok ediyorlardı.  Artık bunlar da yok. İnsanlar korkusuzca yollardan gelip geçiyorlar.

11- Faili meçhullere karışmış ve görevde  olan üst düzey subaylar mahkeme karşısına çıkma­ya başladı. Ceza alanlar  hapishanelere gönderilenler oldu.

12- Devlet Güvenlik Mahkemeleri de kaldırıldı.

13- TCK’nın 301 ve 312′nci maddelerinin değiştirilmesi ve çok sayıda reform Ak Parti’nin iktidarında gerçekleştirildi.

İşte bunlar, yürekli Başbakanımızın dediği  gibi Kürtlere yapılan asimilasyon politikasının bittiğinin delilleridir.  Bundan sonra yeni anayasa çalışmasıyla, yıllarca maruz kalınan  asimi­lasyon politikalarının izleri silinmeye çalışılacak ve bu  devrimlerin kalıcı olması noktasında ciddi adımlar atılacaktır.

Ak Parti Diyarbakır milletvekili adayı Cuma  İçten seçim çalışma­larını sürdürüyor. Seçmenleriyle yer mekan  gözetmeksizin bulu­şan İçten, Ak Parti iktidarı öncesi ülkenin karanlık  güçler tarafın­dan yönetildiğini söyledi. Cuma İçten: “2002′den bu yana  halkın desteğini alan bir iktidar var. Ak kadrolar gittikleri her yere  hizmet götürürler. çünkü bu kadrolar hal­kın hizmetkarı” dedi. Cuma  İçten, Ak Parti’de görev alan herkesin sürekli proje ürettiğini de  belirtti. İçten: “Gerek belediyecilik ve gerekse Türkiye’ye hizmet  konu­sunda her türlü engellemelere rağmen büyük reformlar  gerçek­leştirdik. Artık her şey aydınlıktır. Karanlıkta hiçbirşey  kalmamıştır” dedi.

Yasaklar bizimle kalktı Bölgedeki sorunlar  konusunda çok sayıda yenilikler yaptıklarını vurgulayan Cuma İçten:  “Düne kadar Güneydoğu ve Doğu Ana­dolu Halkı kendi dilinde konuş­maya  çekiniyordu. Bir minibüs ya da kamyon şoförü aracında Kürtçe şarkı türkü  dinleyemiyor-du. Karanlık güçler bizim iktida­rımızla tarih oldular.  Bakın TRT 6 Radyo 6 bunun en belirgin gös­tergesi. Bu bölge halkı için  daha çok şey yapacağız” diye konuştu.

Hesap sormak için varız “Bölgede ölüm  kuyularından çı­kanlar ve faili meçhul birçok cina­yet Türkiye’nin  nasılyönetildiğini, halka neler yapıldığını hepimiz biliyoruz” diyen  Cuma İçten söz­lerini şöyle sürdürdü: “Kimse bu yörenin halkına o  günleri artık yaşatamaz. çünkü artık tüm dün­yanın önemsediği bir  liderimiz, herkesin güvendiği bir Ak Parti var. Hiçbir şey gizli  kalmıyor. Bu halka kim kötülük yaparsa ya da yapıyorsa bilsin ki hesap  soran bir Ak kadrolar var”

Pin It

Comments are closed.