Herşeye Rağmen \”İnadına Barış\”

 HER ŞEYE RAĞMEN 
“İNADINA BARIŞ” 
\"\"
Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten İmralı görüşmeleriyle başlayan müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini söyledi. 

Bu sürecin er geç olumlu bir şekilde son bulacağını belirten İçten: “Savaşın kanın ölümlerin sahipleri korkaklar, Barışın sevginin yaşamın sahibi cesurlardır. Her şeye rağmen İnadına Barış diyoruz” dedi. 


SAVAŞMAK KOLAY BARIŞMAK ZOR BİR İŞTİR

Kürtlerin, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, bir kenara itilmiş, ötekileştirilmiş, sürgün edilmiş, köyleri yakılmış, büyükşehirlere göçe zorlanmış, asimile edilmiş, katledilmiş, dilleri inkar edilmiş, işkencelere, faili meçhul cinayetlere maruz kalmış 
Halk olduğunu ifade eden İçten herkesin bu barış fırsatını iyi değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. 
Partilerinin hiçbir zaman dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın her herkese eşit mesafede durduğunu ve hizmet ettiğini söyleyerek: “Gerek parti olarak ve gerekse şahsım her zaman inadına sevgi, inadına hoşgörü, inadına barış diyoruz. çünkü biz “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü seviyoruz” anlayışını şiar edinmişiz. Kalp kırmak kolaydır önemli olan onu tamir etmektir. O nedenledir ki, savaş çıkarmak kolay barış zor iştir. Herkes ona göre davranmalıdır” diye konuşarak açıklamalarını şöyle sürdürdü.

AKAN KARDEŞ KANIDIR 

Ne Kürt, Ne Türk, ne de başka bir ırk. özünde birinin diğerinden farkı yoktur. Şehitlerimiz ve ölen insanlarımız Türkiye Cumhuriyetinin asli vatandaşlarıdır. Aynı topraklarda yan yana mezarlarda uyumaktalar. Bakın çanakkale’ye, Bakın Dumlupınar’a, Bakın Yemen’e, Bakın Kıbrıs’a…

Aynı bayrak altında birlikte yaşıyoruz. Edirne’deki vatandaşımız ile Hakkari’deki vatandaşımız aynı haklara sahiptir. 
Kimsenin vatan toprakları dili ve dini ile kana bulanmış ay yıldızlı bayrağımız ile bir sorunu olmamıştır? Olmayacak da… 

Kürtler tüm ötekileştirmelere baskı ve zulümlere rağmen, eşit ölçüde bu ülkede yaşamak istemiş, ülkenin sahibi olarak asla ayrılmaktan bahsetmemiş, aksine ülke genelinde kendini hak sahibi olarak gören bir duruş sergilemiştir.

Her türlü işkence ve zulümleri yapan derin devlet anlayışları bugün Cezaevlerinde adalete ve vicdanlara hesap vermektedirler. 

HAKLAR VE öZGüRLüKLER İçİN VARIZ

Ak Parti kurulduğu ilk günden beri, öZGüRLüK mücadelesi vermiş, vermeye de devam etmektedir. 
Demokratikleşme yolunda çok acıdır ki, yine bize ait olan bu ülkenin insanlarından oluşmuş vesayetçi kurumlar ile mücadele ettik. Etmeye de devam ediyoruz. inşallah yakında onları tarihin en derin sayfalarına yollayacağız. 

Gelecek nesiller onları hatırlamayacak bile… 

SORUN TERöR SORUNUDUR

Devlet kendisi ile Ak Parti iktidarı ile yüzleşmiş, baskı, zulüm ve asimile politikalarını bitirmiş, Kürt hakları noktasında Kürt sorununu bitirmiştir. 
Kürt hakları ile insan hak ve hürriyetleri bağlamında atılması gereken ne adım varsa, atılmış, Kürtleri ve Türkleri eşit vatandaşlık seviyesine getirmiştir. 

Geldiğimiz noktaya baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, ‘Kürt sorunu bitmiş, Terör sorunu kalmıştır’…

2002 yılından önce tüm baskı politikaları varken, şimdi bu politikalar bitmiş ise, bunu da herkes ifade ediyor ve kabul ediyor ise, sorun bitmiştir anlamına gelir. Dün her türlü baskıya rağmen terör faaliyetleri yapanlar, bu baskılar bittiğinde hala bu teröre devam ediyorlarsa, ortada bir TERöR sorunu vardır anlamı çıkar. 1984 yılında bu yana 60 bin insanımızın canına mal olan bir sorun. 

Sebep ne olursa olsun insan canı kutsaldır. Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüştür. 
Derin devlet yanlış işler yapmıştır. Doğrudur ama bu zulmü sadece Kürtlere değil, Türkiye’de yaşan herkese, Müslümanlara, Gayri Müslimlere, Alevilere, Lazlara, çerkezlere, Ermenilere kısa tüm inanç ve ırklara yapmıştır. 

Sağı da solu da tokatlamış on binlerce insanı yerinden yurdum etmiş, özgürlükleri kısıtlamıştır… 

KüRTLER HİçBİR ZAMAN ŞİDDETTEN YANA OLMADI

Bizler ne dün ne de bugün bize yapılan zulümlere terörle karşılık vermedik. Hakkımızı illegal hele ki, insan öldürerek aramadık. 

Terör belası özellikle Kürtlerin ailelerini parçaladı. O kirli el kimlere değmişse ya mezara, ya hapse ya da sonu olmayan bir yola girdi. 

Aynı evde bir çocuğu dağda, bir çocuğu askerde ölen Kürt annelerine sarıldık ve birlikte gözyaşı döktük. 

ülkenin batısında da doğusunda da gerek derin devletten gerekse terörden kaynaklanan acılar var. Ne batıdaki ne de doğudaki acıların birbirinden üstünlüğü yok. Acı hep aynı. Yanan yürekler hep aynı… 

KANDIRILMIŞ GENçLERİMİZE SESLENİYORUM

Türkiye Cumhuriyeti okullarında okumuş, kandırılarak çocuk yaşta dağa çıkmış vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum.

Anneleriniz, babalarınız kardeşleriniz ve bizler sizleri bekliyoruz. Cenazenize değil, canlı bedenlerinize sarılarak sizleri koklamak istiyoruz. 
Gelin hepiniz bu barış sürecine siz de katkıda bulunun. Elinizi silahın tetiğinden çekip barış güllerine sarılın. Gelin bu kalpler sizi her türlü kucaklayacaktır. 

BİRİLERİ BUNLARI GöRMEYEBELİR

Atılan bu adımları özellikle CHP ve MHP görmezden gelebilir. Birileri akan kardeş görmekten hoşnut olabilir. Biri çıkıp, “Kürtlerle Türkler eşit değildir” diyebilir. Diyenlerin Genel Başkanı “halka ezdirtmeyiz” diye sahip çıkabilir. Hatta CHP’de yer alan Kürt Kökenli Milletvekilleri diğer vekillerle kendilerini eşit görmemekten memnun olmayabilir. 

Makam ve sıfatlarından memnun olup, içlerindeki samimiyeti dışa vurmayabilirler. 
Merak etmesinler halkımız, onlara en güzel cevabı veriyor ve onları izliyor. 

FIRAT’I KUTLUYORUM

Bu arada CHP Adıyaman milletvekili Sayın Salih Fırat’ın bu onurlu ve şerefli duruşundan dolayı da kendisini tebrik ediyorum. 

Bunun diğer Kürt milletvekillerine de örnek olmasını diliyorum. 

CHP HEP GERİYE GİDİYOR

CHP kendini hala 1925 -1937 – 1940 yıllarda zannediyor… Şunu herkes bilsin ki, ülkede 2002 yılına kadar devam eden Kürt sorunun tek sebebi CHP yönetimidir. CHP ve içinde bulunan ırkçı faşist kafalar doğru inandıkları düşünceleri halk ile paylaşmış ve bir kez daha gerçek yüzlerini halka göstermişlerdir. ülkeyi sadece batıdan ibaret gören, Kayseri’den öteye oy alamayan ve tabela parti konumunda olan siyasi partiler zaten bu ülkenin doğusundan vazgeçtiklerini ispatlamışlardır. 

Doğuda yaşayan halkı kendinden görmeyenlerin, bu ülkenin tamamında laf söyleme hakları yoktur. önce gitsinler Diyarbakır’dan Mardin’den Şanlıurfa’dan oy alsınlar. Vatanın bu coğrafyasında oy alamayanlar aslında bu coğrafyadan vazgeçtiklerini ispatlamış oluyorlar. 

KİMSEYİ HOR GöRMEDİK 

Biz yüz yıldır kendimiz ile kavga ediyoruz.
Kendi insanımız ile kavgalıyız. Aynı kaderi, aynı acıyı paylaştığımız kendi insanlarımızın hiçbirinin birbirinden üstünlüğü yoktur. 

Ak Parti iktidarı ile, din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmaksızın herkesin kendisini özgürce ifade edeceği ortamları ortaya çıkardık. Ve yine herkesin kendi düşüncesini anlatan Sivil Toplum Kuruluşlarının kurulmasına vesile olduk. Kimseye sen bizdensin sen bizden değilsin demedik. 

Bu başarıda ülkemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızın emekleri vardır. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor minnetlerimi sunuyorum. 

özgürlük mücadelesi veren Sayın Başbakanımız ile birlikte, bir barış süreci başlamış ve ülkenin doğusu ve batısı ilk defa heyecanlanarak umutlu gözler ile bu sonuçlanmasını beklemektedir. 

Bu noktada toplumun tüm dinamiklerine ihtiyaç vardır. Desteklerini esirgemesinler. 

BARIŞ MİTİNGLERİ YAPALIM

özellikle görsel ve yazılı medyamıza, köşe yazarlarımıza ve tüm kanaat önderlerine önemli görevler düşüyor. Herkes barışı yazsın barışı konuşsun. 

Zaman barışı yazmak, çizmek konuşma zamanı… 
Zaman geçmiş acıları deşme zamanı değil…
Barış olduğunda her şeyi yazar konuşuruz. Ama önce barışa katkı yapma zamanı…
Sanat dünyasındaki tüm sanatçılara sesleniyorum. 
Dini dili ırkı ne olursa olsun tüm sanatçılara sesleniyorum…
Hepiniz bir araya gelin ve barış türküleri, barış resimleri, barış sahneleri, barış eserleri yapın. 
Bu ülkede yaşayan her bakışın ortak bir resmini yapın. Ve yine sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum. Batısı ile doğusuyla bir araya gelin. Batıdakiler doğudakileri doğudakiler batıdakileri davet etsin. Ortak sivil barış eylemleri yapsınlar. batı ve doğu ele ele tutuşarak sokaklarda caddelerde barış mitingleri yapsınlar… Türkler ve Kürtler el ele tutuşarak ölümlere karşı Diyarbakır Meydanlarında BARIŞ MİTİNGİ yapsınlar. 
Kürtler ve Türkler İzmir de barış mitingi yapsınlar ve ülkenin her yerinde barış mesajları verilsin. 

BU ATEŞE BİR KOVA SU YETER

Bu ateş ancak herkesin bir kova su dökmesiyle söner… Batıda yaşayan tüm insanlarımızı yaz tatillerini geçirmeleri için Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya bekliyorum. Yaz tatillerini kendi öz ve öz vatanı olan Diyarbakır’da Şanlıurfa’da Mardin’de Batman’da ve diğer illerimizde geçirmelerini istiyorum. 
3 dinin tüm değerlerini içinde barındıran peygamberler ve sahabeler diyarına şehri Diyarbakır’a tüm halkımı davet ediyorum.
İş adamlarımıza sesleniyorum.

Bölgemiz tarım enerji sağlık, turizm alanında bir üst bölgede ve içinde sinerji barındıran bir yerdir. ve burası sizin öz be öz vatanınızdır. Bu alanlara buyurun gelin, buralar sizlerin emrindedir. Her türlü desteği vermeye her zaman hazırız. 

Tüm bu dinamikler üzerine düşeni yaptığında halkımız bilsin ki siyasiler de el ele verip birlikte barışa giden yolda üzerlerine düşeni fazlasıyla yapacaktır. Partisi ne olursa olsun bu süreçteki çorbada tuzu olan hep minnetle anılacaktır. 
Sürecin dışında kalanlar bu barış altında ezilecek ve sağ duyulu halkımız en güzel cevabı verecektir. 

VERİLEN PASI GOLE çEVİRELİM

Ak Parti olarak Sayın Başbakanımız barış adına bir adım attı ve top şimdi hepimizde.

Bu süreci eleştirenlere söylüyorum;
20 yıl önce de 12 yıl önce de 5 yıl önce de devlet İmralı ya da başka bir yerde ilgili kişiyle görüşüyordu. Bu yeni bir adım değildir. 
Lakin, dün görüşenler bu ülkede akan kardeş kanının bitmesini istemeyenlerdi. Şimdi ise bu kanın durmasın isteyenler, görüşme yapıyor. Dün istihbarat başkanına İmralı ile görüşmeyi yasaklayanlar vardı. Bugün ise bu görüşme bir engele takılmamaktadır. 

Dün “İmralı bizim irademizdir” diyenler İmralı’nın barış noktasında atacağı adımlara sahip çıkmaları gerekmektedir. 

Elbette ki, taşeron haline gelmiş başka ülke çıkarlarına su taşıyan bir yapıda, bu barış sureci provoke edilecektir. Ama biz şehitlerimizin ruhuna zarar vermeden barış surecini yürütecek ve bu işi yakın bir zamanda çözeceğiz inşallah… 
Bu sadece bizim değil 75 milyonun talebidir. ülkenin gelişmesini istemeyenlere inat, bu süreç devam edecek. 

MUHATABIMIZ DOĞRULARDIR

Yanlış kimden gelirse gelsin, asla muhatap olmayacağız. Siyasiler ile ülkenin menfaatine olan her şeyi elbette konuşacağız.

Genel Baskan Yardımcımız Sayın Mehmet Ali Şahin’in dediği gibi; “Annelerin oyy oyyy oyyy diye feryat figan ettikleri göz yaşı döktükleri meselelerde, kendini sürecin dışında görmek isteyenlerin verdikleri cevap ise sandık için oy oy oy oldu” 

Bizim oy kaygımız yok. Kaygılarımız ile değil insani, ahlaki değerlerimiz vatan ve millet sevdamız ile meseleleri çözüyoruz. 

Biz, ülkemizi dünyanın en büyük ekonomisi haline getirmek istiyoruz.Biz, insan hak ve özgürlükler noktasında tüm ülkelere örnek teşkil olacak bir ülke olmasın istiyoruz.

Biz, Osmanlı geleneğinden gelen devlet anlayışımızı daha diri tutmak, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla hareket ediyoruz. 

Tüm bu gerçekler eşliğinde batısı ile doğusu ile biz biriz ve beraberiz… birlikte bu ülkeyi oluşturan temel dinamikleriz. Akan kanın durması yönünde hepimizin yapacağı işler var. 

BU GüCü KİMSE YIKAMAZ

Şimdi sorumluluk almak ve vatana hizmet etme zamanı…
Şimdi sevgi kardeşlik zamanı…
Şimdi barış istemeyen, ülkenin karanlık günlerde kalmasını isteyenlere dur deme zamanı…
Şimdi ülkeyi büyütme zamanı…

Şimdi özgürlük mücadelesi veren Sayın Başbakanımızın dünyaya uzattığı barış elini güçlendirme zamanı… 
Şimdi inadına Barışma zamanı. 

Biz bu vatanı, kanımızla canımızla Kürdü ile Türkü ile hep birlikte kurduk. Batısı ve doğusu ile birlikte aynı kaderi paylaştık. Birlikte annelerimize sarılarak 
göz yaşı döktük.

Dün de aynı cephe de birlikteydik, bugün de aynı cephede, tıpkı dedelerimiz gibi torunlar olarak birlikteyiz. Biz elbette eşitiz ve aynı haklara, aynı vatana, aynı bayrağa, aynı dile sahip milletiz. 

Biz farklı dillere farklı dinlere farklı renklere sahip bu vatanda yaşayan 75 milyonluk bir gücüz… Bu birlikteliği yıkmaya kimsenin gücü yetmez…

Pin It

Comments are closed.