İçten: Kadınlarımız AK Parti ile birlikte haklarına tam kavuştu

kadınhakları

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutladı. Kadına tanınacak tek ayrımcılığın pozitif ayrımcılık olabileceğinin altını çizen İçten, Türkiye’de bir türlü tamamlanamayan kadın haklarının AK Parti ile birlikte tam olarak yerini bulduğunu ifade etti.

İçten, Kadın Hakları Günü’ne özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık’ın aynı zamanda Dünya Kadın Hakları Günü olduğunu kaydeden İçten, “Tüm kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadın ve kız çocuklarının insan haklarının korunmasına yönelik mücadelesi, ülkemizin gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.

“DÜNYADA BÖYLE BİR KADIN ÖRGÜTÜNE SAHİP İKİNCİ BİR PARTİ YOK”

Ülkenin demokrasi yolunda attığı her adımı daha ileri taşıma amacında olan AK Parti döneminde meclise en yüksek kadın katılımının gerçekleştiğine işaret eden İçten, şöyle konuştu: “2007 seçimlerinde 30 AK Partili olmak üzere toplam 50 milletvekili mecliste yer aldı. 78 kadın adayın gösterildiği AK Partide 2011 seçimlerinde 45 milletvekili meclise girdi. Toplam 78 milletvekili olan TBMM tarihinde en yüksek katılımı bu dönemde gerçekleştirmiş oldu. Öyle ki AK Parti 3 milyon 961 bin 731 kadın üyesi ile dünyada bu denli kadın örgütlenmesine sahip ikinci bir siyasi hareket yoktur. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi ‘önümüzdeki seçimlerde kadın vekil yüzdemizi yüzde 25’e çıkarmalıyız. AK Parti birilerini takip etmez. Birilerini peşinden sürükler.’ Biz AK Kadrolar olarak şunun farkındayız: Hiçbir medeniyet kadını dışlayarak bir şey inşa edemez. Bu bilinçle medeniyetimizi yeniden kadın erkek ayrımı yapmaksızın beraber inşa edeceğiz. ‘Cennet annelerin ayaklarının altında’ diyen Peygamber efendimiz cennete giden ilk adımı göstermiştir. Biz bu zihniyetin takipçisiyiz.”

“KADINIMIZ TAM HAKKINA AK PARTİ İLE BİRLİKTE ULAŞTI”

Kadınlara tanınabilecek tek ayrımcılığın pozitif ayrımcılık olduğunu belirten İçten, “Biz bu düşünce ile de 2010 referandumunda kadınlarımıza pozitif ayrımcılık getirdik. Kadın erkek eşitliği, kadına şiddet, kadının korunması gibi konularda çok sayıda yasal değişikliği hükümetlerimiz dönemlerinde yapıldı. Biz bunlarla övünürken başımızın tacı olan kadınlarımızla ilgili çalışmalarımıza daha da devam edeceğiz. Çünkü bu ülkenin kuruluşundan bugüne hiçbir koşulda geri durmayan, erkeğine omuz veren kadınımızın 10 yıllardır çektiği zulümleri çok iyi biliyoruz. 1999 yılında bu milletin meclisinde sırf başörtüsünden dolayı ‘atın bu kadını dışarı’ sesleri kulaklarımızda dün gibi yerini koruyor. Bugün Allah’a şükürler olsun ki; başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AK kadroların dik duruşuyla bu sorun da artık kökten sona ermiştir. Artık bu milletin meclisinde başörtülü milletvekillerimiz hak ettikleri koltuklara oturabiliyor ve milyonları temsil edebiliyor. Bu hak sadece mecliste değil, belediyeler ve her türlü kamu kurumlarında da yerini bulmuştur. Yani 1934’te kadınımıza tanıdığımız seçme ve seçilme hakkı tam olarak yerini başörtüsü yasağının kalkmasıyla bulmuştur. Kadınlarımızın kendi yaşam tarzlarını kendilerinin belirleyebileceğine inan bir hareket olarak, HDP’nin annelerimizin ve kadınlarımızın geleneksel kıyafetlerinden biri olan çarşafla ilgili sözlerini de esefle kınıyorum. Biz diyoruz ki; öyle büyük adımlar attık ki artık bir zihniyet devrimi yaşanmıştır ve ondan geriye dönüş yoktur.” şeklinde konuştu.

“KADINLARIMIZA ŞİDDETİ KINIYORUM”

Yaratılışları itibariyle narin ve hassas olan kadınlara şiddeti kınadığını vurgulayan İçten, sözlerine şöyle son verdi: “Kadına şiddet uygulayan kişi ne erkekliğe, ne de güce kavuşacaktır. Bunun adı olsa olsa emanete hıyanet olacaktır. Referansımız İslam kadına şiddeti Cahiliye Dönemi’nde bırakmıştır. Yeryüzünde kız çocuklarına insanlık dışı tavırlar sergilenirken, kız çocukları diri diri toprağa gömülürken bunun affedilemeyecek bir suç olduğuna işaret eden İslam’dır. Bu anlamda toplumsal çöküşlerden ve zihniyet bunalımlarından kurtulmanın yolu özümüzde mevcuttur.

Varlıklarıyla toplum yapımıza şekil veren kadınlarımızın sorunlarının dile getirilmesinin sadece bu günle sınırlı kalmaması ve özel varlıklara gerekli değerin verilmesi dileklerimle 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Gününü kutluyorum.”

Pin It

Comments are closed.