Kadın insanlığın varoluşudur

cuma-icten-kadınlar günü

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yazılı açıklama yapan Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, “Kadın insanlığın varoluşudur. Başka bir ifade ile kadın insanlığın kendisidir” dedi.  Erkeğin toplumun dinamiklerini oluşturan somut değerler ürettiğini belirten İçten, bu değerlere ruh aşılayanın ise kadının kendisi olduğunu vurguladı.

Kadın fedakârlık abidesidir  

“Kadın” olgusunu tam anlamıyla izah etmenin mümkün olamayacağını anlatan İçten, “Zira sınırsız bir iltifat ve zarafetin kaynağı kadını, gündelik hayatın iletişim tekniği ve kelimeleriyle anlatmak kadının varoluşu gerçeğine haksızlık olacağının kanısındayım” tespitini yaptı.  Kadın denilince akla gelen kavramların başında fedakârlığın geldiğine dikkat çeken İçten, “Kadın kelimesine eş anlamlı kılınacak binlerce güzel söz dizimi arasında fedakârlık kavramı da yer alır. İnsanlık için son derece önemli bir misyonu üstlenen ve bunun gereğini en iyi şekilde yerine getiren kadının bu duruşu başlı başına bir fedakârlıktır” diye konuştu.

Kadına şiddet korkaklıktır

Kadına yönelik şiddetin korkaklık olduğunu vurgulayan İçten, “Kadına yönelik şiddet insanlık suçudur. Bunu asla kabul etmemiz mümkün değildir. İnanç ve kültür değerlerimizde böyle bir ahlaksızlığa yer yoktur” açıklamasını yaptı. Şiddetin önüne geçebilmek için sadece ağır cezaların ve yaptırımların mümkün olmayacağına dikkat çeken İçten, toplumsal bir soruna dönüşen bu soruna karşı kolektif bir tepki geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Dünyanın herhangi coğrafyasında bir kadına uygulanan insanlık dışı muameleden bütün erkeklerin sorumlu olacağını vurgulayan İçten, şöyle devam etti: “Bu sorumluluk bilinci ile hiçbir erkek çevresinde şiddete maruz kalan bir kadının feryadına duyarsız kalamaz. Aksi takdirde görmezden gelen kim olursa olsun insanlık değerlerinden kendisini soyutlamış olacaktır. Kadına yaklaşımız, erkeğe göre güçsüzlüğünü ön plana çıkaracak şekilde değil, onun yapısından gelen kutsiyetin gerektirdiği nezaket ile yaklaşmamız gerekiyor.”

Devlet eliyle kadına şiddet uygulandı

Bir dönem Türkiye’de uygulanan anlamsız başörtüsü yasağı ile kadınlara adeta devlet eli ile şiddet uygulandığını hatırlatan İçten, insanlık onurunu hiçe sayan bu anti demokratik uygulamaya AK Parti’nin son verdiğini söyledi. İçten, “Başörtüsü yasağıyla birlikte kadına bu ülkede devlet eliyle zulüm yapıldı. Kardeşlerimiz kendi ülkelerinde parya muamelesine tabi tutulup, onlara başka ülkelerin kapısı gösterildi. Bir neslin anayasal haklarını yok sayan uygulamalar hayat geçirildi. İkna odalarında psikolojik işkenceye maruz kalan kız kardeşlerimizin yüreğini kanatan 28 Şubat’ın antidemokratik bütün uygulamalarını, yine o kardeşlerimizden aldığımız güç ile AK Parti olarak biz son verdik. Nihayetinde bu ülkeyi böyle bir vebalden kurtardık. Başbakan seçebilen kadın ne yazık ki başörtülü olarak seçilme hakkı yoktu. Artık kadınlar Meclis başta olmak üzere bütün kamusal alanda başörtüsü ile faaliyet gösterebiliyor” ifadelerini kullandı.

AK Parti kadına pozitif ayrımcılığı getirdi

AK Parti iktidarıyla birlikte kadınlara yönelik önemli çalışmalar yapıldığının altını çizen İçten, kadına yönelik pozitif ayrımcılığı anayasal teminat altına aldıklarını hatırlattı. Türkiye’de kadınlara yönelik yasal olarak tanınan hakların birçok batı ülkesinin önünde olduğunu kaydeden İçten, “Bir ülkenin her alanda gelişme kaydetmesi, kadının toplumdaki rolü ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle biz kadının Hz Hatice ve Hz Ayşe gibi toplumun merkezinde yer alması gerektiğine inanıyoruz ve bunun ortamının oluşması için gereken çabayı gösteriyoruz. Kadının; çalışma hayatında yer alıp kariyer yapması, kültürel alanda varlık gösterip değerlere zenginlik katması, anne olarak gelecek nesillerimizi yetiştiren birey olması için mücadele ediyoruz” dedi.

Kadın hakları için tek gün yetmez

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde, kadın sorunlarına çözüm önerilerinin geliştirildiği ve kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması için bütün dünyanın tek ses olduğunu belirten İçten, sözlerini şöyle tamamladı: “Ancak kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı tepkimizi ortaya koymak için yılın sadece bir gününü beklemek kabul edilemez.  ‘Güzel söz sadakadır’ anlayışı üzerine hayatını şekillendiren bir neslin atileri olan bizlerin ülkesinde kadına yönelik şiddet büyük bir çelişkidir. Bunu sadece toplumsal bir sorun olarak özetleyip sorumluluktan kaçmak da doğru değildir. Cenneti annelerin ayaklarının altına seren bir dinin mensupları, bu müjdenin gereğini hayatın her alanında ve her anında yerine getirmelidir. Bu nokta kadının kutsiyetine binaen hayatımızı şekillendirmeli ve kendimize çeki düzen vermeliyiz. Bu vesile ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

Pin It

Comments are closed.