KULA BOYUN EĞENLER, ALLAH’A BOYUN EĞENLER İLE ALAY ETMESİNLER

 \"\"

KULA BOYUN EĞENLER, ALLAH’A BOYUN EĞENLER İLE ALAY ETMESİNLER

 

Terör örgütü Lideri Abdullah öcalan için ‘Bizi Yaratan’ ifadesini kullanan ve ‘Dinimizde Kadının omuzunda, boynunda Şeytan yuva yapar. 15 günde bir o yuvayı dağıtmak gerekir. Yani, 15 günde bir kadının omzunda, yuva yapan şeytanı dağıtmak için, şiddet uygulamak ve dövmek gerekir\” şeklinde görüş bildiren BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’a İktidar Partisi Milletvekili Cuma İçten’den sert tepki geldi.

 

“Aydoğan’ın ‘dinimiz’de dediği sözlerin hangi dinde olduğunu ben bilmiyorum. Lakin Hadisler ve Ayetlerle İslam’da  böyle bir şeyin olmadığı açık ve seçiktir” diyerek, İslam’ın kadına çok önem verdiğini belirten İçten, cennetin Annelerin dolayısı ile kadınların ayakları altında olduğu inancı taşıdıklarını kaydederek: “Dünya Kadınları İslam Dininin kendilerine verdiği değeri, rahatı ve huzuru bilmiş olsalar hepsi Müslüman olurlardı. Sayın Aydoğan Kulaktan duyma bilgilerle konuşacağına konuyla ilgili araştırmalar yapsa iyi olurdu” dedi.

Açıklamasında Kürtlerin hakkını savunduğunu iddia eden Nursel Aydoğan’ın Kürt ve Diyarbakırlı olamadığını, dolayısı ile Diyarbakırlıların hassasiyetini öncelikle öğrenmesi gerektiğini,  Selahaddin Eyyübi’nin torunlarından oy alarak dini değerlerimizle alay ettiğine dikkat çeken İçten, İslam Peygamberi Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in hadislerinden örnekler verdi. “Kadınları Allahü Teala’nın emaneti olarak aldınız ve onlara yaklaşmanız Allah’ın emri ile helal kılındı. Sizin onların üzerinde hakkınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinde hakları vardır” diyen İçten eleştiri oklarını Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve BDP’ye çevirdi.

İçten, Aydoğan’ın Allah’ın kendini yaratmadığını iddia ettiğini, kendisini öcalan’ın yarattığını ifade ettiğini, bu duruma da Diyarbakır Halkının en güzel cevabı vereceğini dile getirerek,

Geçtiğimiz Ekim ayı içinde bir konferansta “"Yezidilere en büyük soykırım Halit Bin Velid döneminde yapılmıştır” diyen Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve gerçekleştirdikleri siyaset Akademilerinde İslam’a ve Kitabına hakeret eden BDP’ye göndermelerde bulunarak şöyle devam etti.

 

 

 

 

AHMET TüRK VE NURSEL AYDOĞAN İSLAM üMETİNDE VE KüRT HALKINDAN öZüR DİLEMELİ

Ahmet Türk çıkmış bir konferansta İslam Ordularının Komutanı Halit Bin Velid’i kötülüyor. Neye göre kötülüyor. O da bilmiyor. Tamamen laf olsun torba dolsun mantığı. Diyor ki Ahmet Türk: “Yezidilere en büyük soykırım Halit Bin Velid döneminde yapılmıştır. Bunu İslamiyet adına yaptıklarını söylemişlerdir” yahu el insaf biraz araştırma yapsan bu kelimeleri sarf etmeyeceksin. 592 yılında doğan 642 yılında ölen bir insan nasıl olur da 1070’li yıllarda doğan Yezidilik inancı üyelerini katleder. Bu tamamen uydurmadır. O nedenledir ki Ahmet Türk derhal özür dilemelidir. Halit Bin Velid’in oğlu Hz. Süleyman ve orduları Diyarbakır’ı fethederek halkı İslam’la şereflendirmiştir. O sırada Bizans şehri Diyarbakır’da  Yezidiler değil, Ermeniler ve Süryaniler vardı.

Halit Bin Velid öyle bir komutandır ki, katıldığı  savaşta hiç yenilgi yüzü görmemiştir. Kazandığı hiçbir savaşta da işkence, soykırım, katliam benzeri eylemlerde bulunmamıştır.

İSLAMDA SOYKIRIM YOKTUR

"Dedelerimizin ve atalarımızın elinde Yezidi kanı var. Dedelerimizin bu konudaki tavrından dolayı hepimiz damgalıyız. Geçmişteki hatalardan dolayı tüm Yezidilerden özür diliyoruz" diyor kendileri. çok şükür biz de Müslümanız ve Kürt’üz. Elimizde kimsenin kanı yok. İslam’da katliam yoktur. Soykırım yoktur. Eğer Ahmet Türk’ün kendisinde ve dedelerinin elinde Yezidi kanı varsa o onun sorunu. İslam Barış ve kardeşlik dinidir. Kadınlar ve çocukları kısaca hiçbir zaman hiçbir şekilde soykırım ve katliamlara sıcak bakmaz. Bu tür söylemlerde bulunmak ne Ahmet Türk’e ne de Nursel Aydoğan’a yakışmaz. Varsa ellerinde bir belge çıksın ortaya koysunlar. Alnı secdeye değmeyenlerin İslam’la uzaktan yakından ilgisi olmayanların İslam’ı masaya yatırmalarını doğru bulmuyoruz. 

ALIN SİZE FATİH SULTAN MEHMET

1453 yılında Fatih İstanbul’u fethettiğinde, Yüce İnsan Hazreti Muhammed’in Hadis-i Şerifi’ne askerleriyle birlikte nail olduğunda hiçbir Gayri Müslüm’e hakaret etmemiş, bilakis dinlerini yaşamaları için hoşgörüde bulunmuştur. Hala İstanbul’da yüzlerce kilise ve sinagog var. Hala insanlar farklı dine mensuplar ve dinlerini yaşıyorlar. Biz onların dinlerini yaşamalarına hep müsaade ettik. Neden çünkü bunu bize İslam emrediyor.    Amerika’da yaşayan siyahiler özgürlüklerine yeni yeni kavuşurken bizler 1600 sene evvel bunu yaptık. İslam’da din, dil, ırk ayrımı yoktur.

 

 

 

 

ANADOLU’DA İSLAMI İLK KüRTLER KABUL ETMİŞTİR

Bu zat-ı muhteremler Diyarbakır’ın fethine bir baksınlar. Anadolu’da fethi gerçekleşen ilk kenttir Diyarbakır. Orada yaşayan halk hiçbir zaman İslam’a karşı gelmemiştir. Savaşsız fethedilen ilk kent özelliğini de taşıyor. Bugün birileri Kürtlerin İslam\’dan uzaklaşması adına Kürtlerin dini değerleriyle oynamaktadır. Art niyetli zihniyetler şunu asla unutmasınlar ki Kürtler dün olduğu gibi bugün de İslam\’a hizmet etmeyi sürdürüyor ve sürdürecektir.

Bugün Kürtlerin İslam dinine sadakatini kimse tartışamaz. Bu şehir, her tarafının şehitlerin kanıyla sulanmış, ay yıldızlı bayrak altında kalan batısı ve doğusu ile bir arada yaşayan Kürtlerin, Türklerin ve en önemlisi Müslümanlardır. Ahmet Türk’ün hakaret ettiği Halit Bin Velid’in oğlu Hazreti Süleyman 26 sahabeyle birlikte kendi adını taşıyan Camide metfundur. Diyarbakırlılar ve  Kürtler geçmişine sahip çıktığı gibi İslam’a da sahip çıkar. Şunu bile söylüyorlar; “Kürtlerin en büyük hatası İslam’ı seçmesidir”

BUNDAN DAHA DOĞRU BİR ŞEY OLAMAZ

Ben dedelerimin İslam’ı seçmelerinden onur ve şeref duyuyorum. Ben ve benim gibi Kürtler atalarıyla utanç değil gurur duyuyor. Şunu herkes iyi bilsin, Kürtler tarihte onurlu şerefli duruşlar sergilemişlerdir. Kendi tarihinden ve geçmişlerinden utananlar, bizlere gelecek vaat edemezler. Her konuşmalarında İslam’a ve Müslümanlara küfür edenler, Müslümanların oyu ile o koltuklarda oturduklarını unutmasınlar ve bilsinler ki, Kürt Halkı kendi dinleriyle alay edenleri asla affetmezler.

BDP’NİN SİYASET AKADEMİSİ

Bir akademi diye tutturmuşlar. Adına da Siyaset Akademisi demişler. Siyaset Akademisini gelip bizden öğrensinler. Hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı ve dayanışmayı… Biz güzellikler yapmaya çalışırken, onlar kurdukları akademilerde Peygamberimize ve kitabımıza hakaretler ediyor. Kıbleyi terk edin deniyor. Başı örtülü kardeşlerimize ‘Beyinleri oksijen almaz ve çalışmaz’ diyorlar. Yazıklar olsun. İslam dinine yapılan bu hakaretleri kabul etmek imkansız. Bir de öcalan’ı peygamber ilan etmişler. Olacak iş değil. Kusura bakmasınlar bizler onlar gibi sözde değil, özde Kürt’üz. Gerçek Kürt Halkı bunlara asla prim vermedi vermeyecek de…

Pin It

Comments are closed.