“TEMİZLİK İŞÇİSİNDEN EMİR ALANLAR, BİZE ONURLU YAŞAMAYI ÖĞRETEMEZ”

Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Milletim,

13 Mart 2012 tarihinde  hakkımda çıkan bir haberde kullandığım  “Şehrimizde BDP ağırlıklı belediye başkanları var. Halka hizmet ederken  ‘şu bizdendir bu bizden değildir’ mantığı ile hareket ediyorlar. öyle ki  kendilerine oy vermeyenlerin sularını dahi  kesiyorlar” sözlerim  birilerini öylesine rahatsız etmiş ki, anlatamam.

Bu cümlelerimden Başkan Baydemir’in neden alındığını anlamak mümkün  değildir. Bir kere kamuoyuna yansıyan, her fırsatta Ak Parti’yi  kötülemeye çalışanlar bir kez daha kendilerini ele verdiler. Benim  açıklamamda Ak Partililerin suyunu kesiyorlar cümlesi asla yok. Genel  anlamda sarf ettiğim kelimeleri almışlar, değiştirmişler, lafı ülkenin  çağdaşlık yolunda seyrini değiştiren Ak Parti’ye getirmişler.

 

Onlar da bizim bu memlekete ne tür hizmetler yaptığımızı gayet iyi biliyorlar.

 

Açıklamamda kast ettiğim Büyükşehir Belediye Başkanlığı değildir.  Bunu kendisine de söyledim. Bahsi geçen şikayetle ilgili su  kesintilerinin Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde olmadığını  Başkan’ın kendisi de çok iyi bilmektedir. Haber medya organlarında  yayınlanınca, Başkan beni telefonla aradığında söz edilen yerlerin  Büyükşehir Belediyesi’ne ait olmadığını kendisine ifade ettim. O da  böyle bir durum var ise, istifa edeceğini söyledi. Telefonda şahsımla  ilgili bir yorum yapmayan Başkan ne oldu da basının karşısına geçince  her zamanki gibi aslan kesildi. Hal böyle olunca kimin yalancı, kimin  doğrucu olduğu sizlerin takdiridir.

Baydemir kendi temizlik işçisi tarafından sorguya çekilirken onuru neredeydi?

Baydemir, seçilmiş bir vekilden kendisine oy vereni ihbar etmesini mi beklemektedir?

Biz bu coğrafyada kendisi gibi düşünmeyenlere neler yapıldığını çok iyi biliyoruz.

Kimse kusura bakmasın; bana oy versin vermesin, hiçbir  vatandaşımı kimseye ihbar etmem. Onların yaptığı hataya da düşmem…

Biz belediyecilik hizmeti yaparken ya da birine iş verirken; “Dağda adamın var mı” diye sormayız.

1984 yılından beri çocukları, kadınları, yaşlıları onbinlerce insanı  katledenlerin karşısında el pence durup, kendisini sorguya çekenler  karşısında titreyenler, emirleri Kandil’den İmralı’dan almaktan onur  duyanların, masum insanlar üzerinden siyaset yapanlara laf  yedirtemeyenlerin, bizlere laf yedirtmeye yürekleri yetmez.

Belediye başkanı her siyasi anlayışa hakim tüm Diyarbakırlıların başkanı olmalıdır. Siyaseti seçilmiş vekillere bırakmalıdır. Tabii ya kendileri kendi partisinden olmayan vekillerin eleştirilerine pek alışık değiller sanırım.

Belediyenin görevi sadece su getirmek değil, aynı zamanada yol  yapmaktır. Daha birçok görevi vardır. Bunu Başkan bilmiyorsa gelsin Ak  Partili belediyelerden öğrensin.

AL SANA İSTİFA ETMEN İçİN SADECE BİR KAç NEDEN

örnek 1

Eski Silvan yolunun durumu ortada. Bir ispat istiyorsa şahısları  ihbar etmemi beklemesin. Tüm sorumluluğu kendisine ait olan, 30 köyün  ortak kullandığı her gün binlerce aracın geçtiği bu yolu, Büyükşehir  Belediyesi neden yapmıyor? Yoksa bu yolun yapımında belediye sorumlu  değil mi? yoksa aldıkları oyu az mı buluyorlar? Oysa biz onlar gibi,  seçim sonuçlarına bakarak hizmet etmedik etmeyiz de…(inanmıyorsa iller  bankasına sorsun)

örnek 2

 

üst geçitler kavşaklar ve bulvarlar yapılıyor. Sırf Dicle kentte 7  tane var. Bunlar Belediye tarafından mı yapılıyor. Yoksa Karayolları  tarafından mı?

Bu ve buna benzer çok sayıda projeyi, yatırımları kim yapıyor? Bu soruların cevabını biliyorsa istifa edecek mi?

Buna benzer onlarca yol, onlarca kavşak onlarca üst geçit gösterebilir onların hemen yanında açıklama yapabilirim.

 

örnek 3

 

Musluktan akmayan su için istifa sözü veren Başkan, birkaç yıl once  üçkuyular’da yağmur suyunun doldurduğu çukurda çocuklar ölürken, neden  istifayı düşünmedi?

örnek 4

 

BDP’li belediyelerde kendilerinin düşüncesine hakim olan personellere  ayrımcılık yapıldığı gün gibi ortada. Eski Belediye Başkanımız Ahmet  Bilgin zamanında işe alınan ve muhafazakar yapıya sahip personellerden  kaçtanesi istifaya zorlandı ve kaç tanesi çöp toplama işlerine verildi?

 

 

 

 

 

 

 

 

örnek 5

Başkan Diyarbakır’daki kaçak yapılara, toplanmayan çöplere,  yapılmayan yollara, yeşil alanlar üzerindeki plan tadilatı yapılan  arazilere, imara açılan değişik alnlardaki arazilere, bu arazilerin  sahiplerine, belediye ile iş yapan ve zenginleşen müteahhitlere, engelli  vatandaşların yaşadıkları sorunlara, savaş alanına çevrilen sokaklara,  kentsel dönüşümde yapılan haksız uyglamalara, belediyelerin halkın  değerlerini yok etmeye yönelik attıkları adımlara, değişen sokak  adlarına, belediye parası ile tadilatı yapılan kiliselere ve yapılan cem  evlerine, yandaşların aldığı işlere, her yağmur yağdıgında şehri basan  kanalizasyona, artık sulara ve daha dune kadar kıt kanaat geçinen  şimdilerde ise, sefa süren Emlakçılık yapan yakınındaki isimlere baksın…

örnek 6

Danışık köyü Yenişehir ilçesine bağlı.  Sonradan mahalle olmuş olan  bu yerin Garip Işık mezrası var. Daha yeni oraya bir greyder gidiyor. 10  km’lik bir yolun düzlenmesi için. Ne hikmetse 5’te kalıyor. Vatandaş  Vinç operatörüne şu soruyor; “Neden tamamlamadın” aldığı cevap şu; bana  bu kadar yap dediler. Ve ilginçtir bu köy Ak Parti’ye oy vermiş. Orada  birkaç hane BDP’ye oy verdi diye düzeltilecek yol 5 km’de kalıyor.

örnek 7

Yine büyükşehir sınırları içersinde bulunan Bağlar ilçesine bağlı Köy  Güzeli ( serap gözeli )  800 seçmeni olan bu köyde 1994 yılında Ahmet  Bilgin zamanında köye bir çeşme getirilmiş ve o gunden bugüne köydeki  evlere su verilmemiştir. 300 metre aşağıda ana su şebekesi geçmesine  ragmen Büyükşehir buraya neden su vermemektedir?

Ayrıca, belediye zabıtalarının Ak Partili ya da muhafazakar esnafa  karşı tavırlar aleni bir şekilde ortadadır. BDP’li olan esnafa pozitif  ayrımcılık yapılmaktadır.

Bunu bu şehirde yaşayan herkes bilmektedir. Mesela bazı marketler bir  kasa domatesi kaldırımın bir köşesine koyarken ceza üstüne ceza yiyor,  ne hikmetse onlara yakın marketlerin kepenkleri eylemlerde açık kaldığı  gibi kaldırımları çarşamba pazarına dönüyor. Bu oldukça düşündürücü  değil midir? (Bunun da ispatı zaten yoktur Başkan)

Buna benzer çok sayıda örnekler vardır. Bunları zamanı geldiğinde tek tek kıymetli kamuoyu ile paylaşacağız.

Başkan Kayseri, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Ankara, İstanbul, Malatya, belediyelerine baksın. Neler görecek merak ediyorum.?

Yerel seçimlerde verdiği tüm vaatleri bir kenara yazdık. Sözlerini  tutmasını bekliyoruz. Halkı kandırarak, olmayacak vaadlerde bulunanaları  halkımız ve milletimiz çok iyi biliyor. 2014 Yerel Seçimlerinde kimin  yalan konuştuğu belgelerle ortaya çıkacak.

Başkan istifa etmek için bir bahane arıyorsa beni  kullanmasına gerek yok. Ayrıca tekrar aday olmak  için de bana  saldırmasına da gerek yok. Onu aday edecek olan ben değilim.

Başkanı Diyarbakır’a parti ayrımı yapmaksızın hizmet emeye davet ediyoruz.

Seçim döneminde Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seçilmek için vaat  ettiği her şeyi biz yakınen bimekteyiz. Ajandamızda vaat edilen her  proje vardır. Belediyenin bu projeleri yapması için az bir zamanı  kalmıştır. Umarım söz verdikleri bu projeleri yaparlar. “Umarım” diyorum  çünkü Diyarbakır hizmetin en iyisini hak ediyor. Sözlerini yerine  getiremediği takdirde ise, vaat ettiklerini yapamayan halkının  karşısında yalancı durumuna düşen bir Başkan zaten bize rakip olamaz.  Istifa etmesine de gerek kalmayacak…

Değerli Basın Mensupları Kıymetli Milletim,

Ak Partili belediyelerde hiçbir zaman din, dil, ırk mezhep ayrımı  olmadı, asla olmayacaktır. Ak Partili belediye başkanları herkesin  baskanıdır ve herkese hizmet etmektedir.

Sayın Baydemir’in sözlerini kendisine iade ediyorum. Biz onun aldığı  terbiye ile büyümedik. Bizim terbiyemiz İslami gelenekten gelir. Bu  nedenledir ki,

Kendimi onun seviyesine düşürmeyeceğimi bildirir, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum…

 

 

 

Cuma İçTEN

Ak Parti Diyarbakır Milletvekili

Pin It

Comments are closed.