YARGI KÜRTLERİNÖZGÜRLÜKLERİNİ KISITLIYOR

 \"\"

 

Ak Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten iktidarlarının bugüne

kadar görülmemiş çok sayıda hizmeti yaptıklarını söyleyerek, gündem

oluşturacak açıklamalara imza attı. Kürtlerin geçmişten bugüne, yani Ak

Parti iktidarına kadar zulümlere maruz kaldığını belirten İçten, parklara,

kültür merkezlerine verilecek Kürtçe isimlerin yargıdan dönmesini ve

uzun süren tutukluluk hallerini sert bir şekilde eleştirdi. “Yargı Kürtlerin

özgürlüklerini kısıtlıyor” diyen Cuma İçten “Ne acıdır ki, bu ülkede bazı

hakimler bizim daha çağdaş, daha demokratik olmamızı engellemeye

çalışmaktadır” dedi.

 

Adı geçen hakim ve savcıların insanların daha da isyankar olmaları için ellerinden

geleni yaptıklarını ifade eden İçten konuşmalarını şöyle sürdürdü:

 

KARARLAR HEP çELİŞKİLİ

 

İnsanları 4-5 yıl cezaevlerinde tutuyorsunuz. Sonra bir karar, adam tahliye

ediliyor. Açık konuşayım yok böyle bir şey. Peki hangi vicdanla hesap

vereceksiniz? Bu neden kaynaklanıyor? Bazı hakim savcılar nasıl olsa dosya

bir şekilde kenarda duruyor. “Bugün bakarım yarın bakarım” diyerek zaman

akıp gidiyor. TC kimlik numarasıyla 1 saatte bütün işlerinizi yaparken basit bir

dosyanın incelenmesi aylar hatta yıllar sürüyor. Diyarbakır’da ya da bölgenin

diğer illerinde eylemlere karışan ve güvenlik güçlerince göz altına alınıp

mahkemelere çıkanlar, suç teşkil etsin ya da etmesin hemen tutuklanıyor. Böyle

olunca da insanlar daha da isyankar hale geliyor. 3-5 ay da yatsa militan olarak

geri dönüyor. Bu çok tehlikeli bir durum. Siyasi iktidar olarak şu davayı çöz

diyemiyoruz. Elbette ki karar almaları noktasında müdahil olamayız. Ancak işin

hızlanması noktasında ricalar ve talimatlar verebilmeliyiz.

Eğer hakim ve savcıların az ise arttıralım diyoruz ama birileri buna hep engel

oluyor. İptal davası açıyor. Demek ki çelişkilerden nemalanan zihniyetleri tam

bitiremedik. En yakın zamanda bunları da tarihin derinliklerine göndereceğiz

inşallah.

 

KüRTçE İSİMLERİ GöRMEZDEN GELMEK OLMAZ

 

Yargı maalesef özgürleşme ve demokrasi önünde engel teşkil ediyor. Sayın Başbakanımız

Diyarbakır’a her gelişinde ünlü Kürt şairi Ciğer Hun’un ( Cegerxvin) sözleriyle kalabalığa

seslenmiştir. Onun eşsiz dizelerini okumuştur. Ama yargı belediye meclisi kararına

rağmen bu insanın ve de kanaat önderlerinin, alimlerin, sanatçıların adlarının kültür

merkezine verilmesine engel oluyor. Bu ne yaman çelişkidir? isimleri bir yerlere verilse

 

kötü mü olur? Hayır. Kimsenin iç barışı bozmaya hakkı yok.

 

Kürt hakları noktasında Ak parti iktidar ciddi adımlar atmıştır. TRT 6 üniversitelerde

Kürt Dili Edebiyatı bölümlerinin açılması, eğitimde Kürtçenin seçmeli ders olması tam bir

devrimdir. Bu devrimi özgürlük savaşçısı Başbakanımız ve ak kadroları yapmıştır. 80 yıldır

Kürt Halkı zulme maruz kalmış ve büyük bedeller ödemiştir. Ak Parti iktidarı özgürlük

mücadelesi verirken, kökleşmiş bürokrasi ve yargı hala eski zihniyetle işlemeye devam

etmektedir. İnşallah bunu da tamamen çözeceğiz.

 

HAKKARİ üNİVERSİTESİ EMSALDİR

 

Hakkari üniversitesi’ne bağlı meslek yüksek okulu adı kentin Kürtçe

adı “çölemerik Meslek Yüksekokulu” olarak değiştirildi. Kürtçe eğitim verecek

öğretmenler yetiştirilmektedir. Hakkari’de üniversitenin isminin değiştirilmesine

sessiz kalan yargı seçilmiş belediye meclisinin almış olduğu kararla park

alanlarının Kürtçe isimlerin verilmesine ret kararı alması çelişkilidir.

 

Ayrıca biz Ak parti iktidarı olarak özgürlük savaşı verirken, seçilmiş

siyasilerin, KCK, Ergenekon gibi davalarla tutukluluk sürelerinin eften püften

sebeplerle uzatılması özgürlük ve demokrasi adına atılan ve atılacak adımları

engellemektedir.

 

VİCDANLAR KABUL ETMEZ

 

Kimliği ne olursa olsun suç işleyen biri varsa adalet gerekli cezayı hızla

vermelidir. Uzun tutukluluklarla mağdur etmemelidir. Mesela birini

tutukluyorsunuz 5 yıl hiçbir sonuç çıkmadan duruşmaya gidip geliyor. 5 yıl sonra

bir karar tutuklu serbest. Kaybolan bu 5 yılı kim geri verecek? Bu kabul edilebilir

bir şey değil.

 

Yargıtay 9. Ceza Dairesi\’nde Hatip Dicle\’ye hapis cezasını onayan Hakim, Yüksek Seçim

Kurulu üyesi olarak karşımıza çıkıyor, Sonra YSK’da aldığı kararla kaosa neden oluyor.

 

Bu ülkede yargı tüm kanunları uygulamıyor. Bakınız şapka kanunu hala geçerli. Demek ki

istenince toplumsal ön görüler kırmadan dökmeden değişebiliyor.

 

Bizim hedeflerimiz hep yukarda. Şu anda tutuksuz yargılanacağı halde maalesef tutuklu

yargılanan çok sayıda insan var. Gazeteci, milletvekili, KCK’lı kim olursa olsun. Vicdanlar

bunu kabul etmez. Hal böyle olunca yargıya da güven azalıyor.

 

4. YARGI PAKETİ YOLDA

 

3. yargı paketini çıkardık. Leyla Zana da bundan faydalandı. Bununla birlikte 10 bin

mahkumu tahliye ettik. İşleyişin daha da hızlanması ve 4. Yargı paketi için Sayın Adalet

Bakanımız çalışmalarını sürdürüyor.

TRT 6 ile Kürtçe alfabesindeki harfler rahat bir şekilde kullanılırken yargı kararlarındaki

gerekçeler çok komik bir hal alıyor. Yargıda kişilerin istediği dilde savunma haklarının

olmaması da düşündürücüdür. İltica edenler, mülteciler ve ülkemize gelen suç işleyen

yabancılar yargı süreçlerinde kendi dilleriyle savunma verirken, Kürtlerin bu haktan

faydalanmaması özgürlükler anlamında engeldir.

 

Biz bürokratik tüm direnişleri kaldırmaya çalışıyoruz. Gelenekçilik artık bizim iktidarımızla

son bulmuştur. Biz hep yenilikçi olduk. O nedenle halktan yana siyasi anlayışımızı her

şekilde sürdüreceğiz.

 

özgürlüklerin önündeki engellerin bir çoğunu kaldırdık. Ana dilde savunma hakkı ve

uzun tutukluluk dönemlerinin son bulmasıi ana dilde eğitim veren okullar ve kültür

merkezlerinin daha işlevsel hale gelmesi ve diğer tüm problemlerin zamanında

çözüleceğine inanıyorum. çünkü bizim hedefimiz büyük. 2023 dedik hızla ilerliyoruz.

Pin It

Comments are closed.